Türkiye Cumhuriyeti

Lizbon Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Portekiz Cumhurbaşkan Cavaco Silva'nın, Sayın Cumhurbaşkanımız Tarafından Onuruna Verilen Yemekte Yaptığı Konuşma, Ankara- 12 Mayıs 2009 , 25.05.2009

Ekselansları, Sayın Cumhurbaşkanı

Sayın Hayrünnisa Gül Hanımefendi

Sayın Yetkililer

Hanımefendiler, Beyefendiler

Sayın Cumhurbaşkanı, Ekselanslarının Türkiye’yi ziyaret etmem için yaptıkları davet bana onur verdi ve duygulandırdı. Bana, eşime ve heyetime gösterilen sıcak evsahipliğinden dolayı  teşekkür ederim.

Portekiz ve Türkiye arasıdaki ilişkiler yüzyıllara dayanmaktadır. Bu ilişkilerin kökeni  imparatorluklarımızın üstünlük mücadeleleri çerçevesinde dostluklarının  ve rekabetlerinin izlerini taşımaktadır. Zaman içinde karşılıklı saygıyı öğrendik. Bu saygıdan doğan sağlam dostluğumuz, ortak değer ve ilkeleri paylaştığımız  Atlantik İttifakı ve Avrupa Konseyi gibi örgütlerdeki ortaklığımızda ve mümkün olan en yakın gelecekte gerçekleşeceğini umduğumuz Avrupa Birliği nezdindeki ortak geleceğimizde kendisini göstermektedir.

Türkiye, AB’ne üyeliği konusunda Portekiz’in açık bir destek verdiğini bilmektedir. Bugünün Avrupası Türkiye’nin merkezi bir rol sahibi olduğu uzak ve yakın tarihin bir ürünüdür.

Yarının Avrupasının, yani günümüzün ve geleceğin sorunlarıyla başa çıkabilecek, uluslararası sahnede daha güçlü, inanılır ve etkin olan, barış, güvenlik ve toplumsal ve ekonomik kalkınmayı güvence altına alabilecek bir Avrupanın, Türkiye’nin katkısına ihtıyacı vardır. Aynı şekilde Türkiye de AB’ne katılımdan büyük kazanç sağlayacaktır. Bu katılım, modernizasyon ve kalkınma hedefini güçlendirmesine olanak verecek ve bölgesel ve uluslararası etkisinin artmasını sağlayacaktır.

Sürecin karışık ve çaba gerektiren bir süreç olduğunu gözardı etmiyoruz. Ancak, zorlukların asıl hedefi unutturmasına da müsaade edemeyiz. Zira, geleceğin gerçek mimarlarının stratejik  vizyonu, engellerle karşılaşıldığında öne çıkar.

Ekselanslarının, Türk Hükümeti ve halkının reform sürecine ve AB müktesabatına uyum çalışmalarına devam etme konusundaki kararlılığından eminim. Müzakerelerin daha hızlı ilerlemesini engelleyen güçlüklerin en kısa zamanda aşılabilmesini samimiyetle  ümit ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı,

Türkiye’nin barış, istikrar ve güvenlik adına sürdürdüğü çabaları takdirle karşılıyorum.

Türkiye’nin bu çabaları, Portekiz’in kendisini özellikle kendini yakın hissettiği Doğu Timor gibi ülkelere kadar uzanmaktadır. Bu çabalar, Orta Doğu’yu etkileyen sorunlara çözüm arayışında,  istikrarlı ve demokratik bir Irak’ın kurulmasına destek verilmesinde, Afganistan’a katkıda bulunulmasında ve bu ülke ile Pakistan arasında bir diyalog kurulması gayretlerinde, Kafkaslarda istikrarın teşvik edilmesinde veya Ermenistan’la ilgili cesur girişimlerde kendini göstermektedir.  Bu çabalar, Yüksek Temsilciliği’ni Portekiz eski Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio’nun üstlendiği ve büyük stratejik öneme sahip bir girişim olan Medeniyetler İttifakı’nın kuruculuğunu da kapsamaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı,

Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi siyasi ilişkilerimizin eriştiği mükemmel düzeye getirmeliyiz. Gerek resmi, gerek özel sektörün iş ortaklıkları yoluyla, işbirliğimizi karşılıklı olarak geliştirebileceğimiz birçok alan bulunmaktadır. Öte yandan, iki ülke arasındaki yatırım ve ticaret düzeyinin olması gerekene noktadan henüz çok uzakta bulunduğu görülmektedir.

Zor dönemlerden geçmekte olduğumuz doğrudur. Ancak, günün zorluklarına teslim olmamalıyız. Şimdi, geleceği şekillendirmenin zamanıdır. İşte bu nedenle, heyetimde Portekiz ekonomisinin en dinamik sektörlerinin temsilcileri yer alıyor. Türkiye’deki programları, Türk girişmcilerle ortaklık kurabilecekleri alanları ve yeni fırsatları belirlemeyi hedefliyor.

Türkiye kendine has özellikleri ve coğrafi konumuyla Portekiz iş çevreleri için büyük fırsatlar sunmaktadır ve  bölgede daha etkin olmak isteyenler için doğal bir ortak konumunda bulunmaktadır. Portekiz’in Türkiye’deki en büyük sanayi yatırımını gerçekleştirmiş olan CIMPOR  bunun en iyi örneğidir.

Diğer yandan Portekiz,  Türkiye’nin kalkınma programının öncelikli alanları açısından, AB üyeliğinin sağladığı çeşitli olanaklara sahip modern ve istikrarlı bir ülkedir.  Yatırımları ve giderek uluslararası nitelik kazanan girişimcileriyle, Türkiye’nin pazar payı kazanmaya çalıştığı Angola ve Mozambik’in  de yeraldığı Afrika gibi bölgelerle olan ayrıcalıklı bağlarıyla Portekiz her iki ülke için de avantajlı iş ortaklıkları kurma olanağı sunmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı,

Halklar arasında yakınlaşma aynı zamanda karşılıklı olarak kültürlerin ve  miraslarının tanınmasını gerektirir. İstanbul’da resmi açılışını birlikte yapma şansına erişeceğimiz serginin yanısıra, eşimle birlikte, sizi ve değerli eşinizi konuk etmekten onur duyacağımız ‘fado’ konserinin amacı da budur. Türkiye, şimdiden Portekizlilerin turizm amacıyla en çok tercih ettikleri ülkelerden biri haline gelmiştir. Bu girişimlerimizin Türk halkının da benim ülkeme yönelik ilgisini artırmasını  ümit ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı,

Atatürk, halklar arasındaki bağların güçlendirilmesi için en iyi yol olarak bizi birleştiren köprülerin güçlendirilmesi gerektiğini söylemişti. Bu Devlet Ziyaretimin halklarımız ve ülkelerimiz arasında gelecekteki daha büyük işbirliğinin yolunu açarak, Avrupa’nın iki ucunda yer alan Portekiz ve Türkiye arasında gelecekteki dostluk köprülerini güçlendirmeye katkıda bulunmasını içtenlikle ümit ediyorum.