No: 206, 16 Temmuz 2019, Ab Dış İlişkiler Konseyi'nin Aldığı Kararlar Hk.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı 16.07.2019

AB Dış İlişkiler Konseyi'nin dün (15 Temmuz) yaptığı toplantıda aldığı kararlar, ülkemizin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon faaliyetlerini sürdürme yönündeki kararlılığını hiçbir şekilde etkilemeyecektir.

Bu kararlarda, Kıbrıs Adasının doğal kaynakları üzerinde eşit haklara sahip Kıbrıs Türklerinden hiç bahsedilmemesi ve Kıbrıs Türkleri yokmuş gibi hareket edilmesi, AB’nin Kıbrıs konusunda ne kadar önyargılı ve taraflı olduğunu göstermektedir.

Bu kararlar Rum/Yunan ikilisinin AB üyeliklerini kendi maksimalist pozisyonları doğrultusunda nasıl suistimal ettiklerinin ve diğer AB ülkelerinin de buna nasıl alet olduklarının en son örneğidir.

Geçmişte de defaten vurguladığımız üzere, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerimizin, kendi kıta sahanlığımızdaki haklarımızın korunması ve Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit haklarının korunması olmak üzere iki boyutu vardır.

İlk boyutta, Türkiye’nin Kıbrıs meselesi çözülmeden GKRY ile deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için görüşmelere başlaması sözkonusu değildir. Zira sözde Kıbrıs Cumhuriyeti, 1963 yılından beri Kıbrıs Türklerini temsil etmediği için, bizim ve Kıbrıs Türklerinin gözünde gerçek bir devlet değildir. Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların siyasi eşitliği üzerine kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti 1963 yılında sona ermiştir. Kıbrıs meselesinin bugüne kadar çözümsüz kalmasının sebebi de Kıbrıslı Rumların 1963 yılından bu yana Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini kabul etmemesidir. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin muhatabı Türkiye değil, KKTC’dir. AB’nin bu gerçekleri kabul etmeden, Kıbrıs Türklerini azınlık olarak değil, Kıbrıs Adası’nın ortak sahibi olarak görmeden, Kıbrıs meselesini anlaması ve yapıcı bir katkıda bulunması mümkün değildir.

İkinci boyutta bir çözüm bulunması ise ancak Kıbrıs Türklerinin haklarının garanti altına alınması ile mümkün olabilir. Bu bağlamda, Kıbrıs Türklerinin, 13 Temmuz 2019 tarihinde yaptığı ve ülkemizin de tam destek verdiği kapsamlı işbirliği önerisi çözüm için önemli bir fırsat teşkil etmektedir.

AB’nin bu fırsatı değerlendirmek ve hidrokarbon kaynakları konusunda Ada’daki iki tarafı bir araya gelmeye teşvik etmek yerine, Türkiye aleyhinde kararlar almaya yönelmesi etkisiz, gerçeklikten kopuk ve yapıcı olmayan bir hareket tarzıdır.

Ülkemiz hem kendi haklarını, hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını bundan önce olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla korumaya devam edecek, bu yöndeki faaliyetlerini daha da arttıracaktır. Bu hususta Kıbrıs Türklerine verdiği sözleri 26 Nisan 2004’ten beri tutmayan AB’nin bize söyleyeceği bir sözü de yoktur.

Bu kararların, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üçüncü yıldönümü gibi Türk halkı için çok önemli bir günde alınmış olması da manidardır.

Pazartesi - Cuma

09.00 - 12.30 / 14.00 - 17.30

Büyükelçiliğimiz Konsolosluk Şubesi randevu sistemi ile çalışmaktadır. www.konsolosluk.gov.tr adresini kullanarak işlem yaptırmak istediğiniz bölümden randevu alabilirsiniz - Nöbetçi telefonumuzu mesai saatleri dışında "sadece acil durumlar" için aramanızı önemle rica ederiz. Konsolosluk Şubesi çalışma saatleri: Hafta içi her gün 09.00-12.30 (resmi tatiller hariç) Büyükelçiliğimize 714,723 ve 728 no'lu otobüslerle ulaşabilirsiniz.
25.2.2020 Karnaval
12.4.2020 Paskalya
25.4.2020 Özgürlük Günü (25 Nisan Devriminin yıldönümü)
1.5.2020 İşçi Bayramı
10.6.2020 10.6.2020 Portekiz Milli Günü
11.6.2020 Yortu Bayramı
13.6.2020 Lizbon Günü
15.8.2020 Portekiz Resmi Dini Tatili(Yükseliş Günü)
5.10.2020 Cumhuriyet Günü
1.11.2020 Azizler Yortusu
1.12.2020 Bağımsızlığın Yeniden Tesisi Günü
8.12.2020 Portekiz Resmi Dini Tatili
25.12.2020 Noel